Telefon
WhatsApp
300 X 250 Reklam Alanı

Mahalleler arasında hizmet ayrımcılığı yapıldığı yönündeki eleştirilerini dile getiren Gül, “Kimse Elazığ’ın sahibi değil, kimse de vazgeçilmez değil” sözleriyle yerel yöneticilere seslendi. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Ahmet Gül, Elazığın Sesi YouTube kanalında gazeteci Erhan Dabak'ın sorularını yanıtladı. Elazığ Belediyesinin kamuoyuna yansıttığı hizmet tablosuyla mahallelerde yaşanan gerçeklerin birbirinden farklı olduğunu savunan Gül, özellikle belediyenin hizmet politikalarına yönelik dikkat çekici eleştirilerde bulundu. Türkiye'nin birçok ilini ziyaret ettiğini, diğer şehirlerdeki belediyecilik hizmetlerini yakından gözlemlediğini belirten Gül, Elazığ'da oluşturulmaya çalışılan hizmet algısına tepki gösterdi.

Gül, şu ifadeleri kullandı: “Şehirde belli çevreler tarafından öyle bir algı yaratılmış ki sanki Elazığ daha önce hiç hizmet görmemiş. Elazığ'da daha önce yol yoktu, Elazığ asfaltla ilk kez tanışıyor, altyapıyla ilk kez tanışıyor, kanalizasyon yoktu, temizlik yapılmıyordu. Sanki Elazığ şimdi kurtuldu da ilk defa bu hizmetlerle tanışıyor. Biz de bu gerçekliği bildiğimiz için bunun böyle olmadığını söylüyoruz.”

 

“2009 YILINDAN BERİ İLK DEFA HİZMETİN BU KADAR YETERSİZ OLDUĞUNU GÖRÜYORUM”

2009 yılından bu yana Gümüşkavak Mahallesi Muhtarlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Gül, mevcut dönemde hizmet eksikliğinin geçmiş yıllara göre çok daha belirgin hale geldiğini ileri sürdü.

Belediyenin şehrin dört bir yanına hizmet götürdüğü yönündeki açıklamalarını sorgulayan Gül, Gümüşkavak, Aksaray ve Salıbaba gibi mahallelerin de Elazığ Belediyesi sınırları içerisinde bulunduğunu hatırlattı.

“Şehrin dört bir yanına hizmet götürüldüğü söyleniyor. Peki Gümüşkavak bu şehrin bir mahallesi değil mi? Aksaray, Salıbaba bu belediyenin sınırları içerisinde değil mi? Bu hizmeti biz neden göremiyoruz?” diye soran Gül, belediyenin bazı mahalleleri ihmal ettiğini savundu.

Gül, “Ben 2009 yılından beri ilk defa hizmetin bu kadar yetersiz olduğunu görüyorum. Bir mahalleye hizmet götürürken diğer mahalleleri ötelemeyin. O insanları kaderiyle baş başa bırakmayın” dedi.

“BU İNSANLARI CEZALANDIRIYOR MUSUNUZ?”

Belediyenin hizmet dağılımında adaletli davranmadığını öne süren Gül, özellikle uzun yıllardır iktidar partisine yüksek oranda destek veren mahallelerde yaşanan hizmet eksikliğine dikkat çekti.

Gül, siyasi tercihlerin belediye hizmetlerinde ölçü olamayacağını vurgulayarak şu sözlerle tepki gösterdi:

“Bu mahalleler 2002 yılından beri Cumhurbaşkanımıza en yüksek oranda oy veren mahalleler. Ben de şunu düşünüyorum: Bu insanları cezalandırıyor musunuz arkadaş? Bu insanlara bir düşmanlığınız mı var? Beni sevmeyebilirsiniz, oradaki arkadaşlarımı sevmeyebilirsiniz. Ama burada yaşayan insanlara hizmet götürmek zorundasınız.”

Mahalle sakinlerinin de vergi ödediğini ve diğer vatandaşlarla aynı haklara sahip olduğunu hatırlatan Gül, belediye hizmetlerinin kişisel ilişkilerden ve siyasi tercihlerden bağımsız yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“MERKEZ MAHALLEDE HÂLÂ KANALİZASYON YOK, YOLLAR BERBAT DURUMDA!”

Yaklaşık bin konutun bulunduğunu belirttiği Gümüşkavak Mahallesi'nin Elazığ'ın en eski ve yüzölçümü bakımından en büyük mahallelerinden biri olduğunu ifade eden Gül, yıllardır çözülemeyen sorunları tek tek sıraladı.

Mahallede yol, kanalizasyon, doğalgaz, imar ve sosyal donatı alanları konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyen Gül, şu ifadeleri kullandı:

“Mevcut yollarımız berbat durumda. İmara açık olup da açılması gereken birçok yolumuz var. Doğalgaz sorunumuz var. Kanalizasyon sorunumuz var. Kanalizasyonu söylerken utanıyorum. Artık birçok köyde bile kanalizasyon sorunu çözülmüş. Biz Elazığ'ın merkez mahallesinde kanalizasyon sıkıntısı yaşıyoruz.”

Belediyenin kendi imkânlarıyla çözebileceği sorunların yıllardır devam etmesini eleştiren Gül, belediye yönetiminin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen hizmetlere öncelik vermesini istedi.

“2 BİN 500 DÖNÜM ARAZİYE LOJİSTİK ALAN İŞLENDİ, VATANDAŞIN ELİ KOLU BAĞLANDI”

Gümüşkavak Mahallesi'nde yaşanan imar sorunlarına da değinen Ahmet Gül, önceki belediye yönetimi döneminde yaklaşık 2 bin 500 dönümlük vatandaş arazisinin lojistik alan olarak planlandığını belirtti.

Bu karar nedeniyle vatandaşların kendi mülkleri üzerinde tasarrufta bulunamadıklarını savunan Gül, konunun ilgili bakanlığa kadar taşındığını ancak beklenen çözümün sağlanamadığını söyledi.

Gül, “Vatandaş satamıyor, alamıyor, ev yapamıyor, iş yeri yapamıyor. Bunlar gariban insanlar. Bakanımıza da söyledik. Belediye başkanımıza gönderin, halledelim denildi. Ancak sadece 14 hektarlık alanda dönüşüm yapılabildi” ifadelerini kullandı.

Sorunların çözülememesinin ekonomik ve sosyal açıdan mahalleyi olumsuz etkilediğini belirten Gül, “Vallahi billahi zengin olsalardı, biraz makam sahibi insanlar olsalardı çoktan çözülmüştü. Ama bunlar sesi çıkmayan insanlar. O insanların sesi biz olacağız” dedi.

“BİZ BAŞKA ŞEHİRDE Mİ YAŞIYORUZ? GELİN BİRLİKTE GEZELİM!”

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları'nın mahallelere adil hizmet götürüldüğü yönündeki söylemlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Gül, belediye yönetimine ve basın mensuplarına açık çağrıda bulundu.

Gül, “Herhalde biz başka şehirde yaşıyoruz. Buyurun siz de gelin, diğer basın mensubu arkadaşlarımız da gelsin. Beraber bir gezelim” dedi.

Mahallenin mevcut durumuna ilişkin iddialı konuşan Gül, Türkiye'nin geri kalmış olarak nitelendirilen şehirleriyle karşılaştırma yapılmasını isteyerek, “Eğer bu kadar rezil bir durum varsa ben muhtarlığı bırakıyorum” sözlerini kullandı.

“YALAKALIK YAPIP MAHALLEME HİZMET GETİRTECEK DEĞİLİM!”

Programda, belediye yönetimine yönelik eleştiriler yerine övgü dolu paylaşımlar yapması halinde mahallesine daha fazla hizmet gelip gelmeyeceği sorulan Gül, sert bir yanıt verdi.

Gül, belediyeden hizmet alabilmek için yöneticilere yakın görünmeye çalışmayacağını belirterek şunları söyledi:

“Gidip ben yalakalık edeyim, o yalakalıkla bana hizmet gelsin, şirinlik edeyim. O bizim fıtratımızda yok. Belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Çocuklarımızın yüzüne bakacağız, insanların yüzüne bakacağız. Makamı bırakırız ama kendimizi o pozisyona sokmayız.”

Belediye hizmetlerinin karşılığında teşekkür etmeye hazır olduklarını belirten Gül, bunun kişisel övgü ve bağlılık gösterisine dönüştürülmesine karşı çıktı.

“Gelsin hizmetini yapsınlar, teşekkürümüzü edelim. Nankör değiliz. Ama kimse padişah değil, kimse sultan da değil” ifadelerini kullandı.

“ETRAFINIZDA HERKES PADİŞAHIM ÇOK YAŞA DESİN İSTİYORSUNUZ!”

Elazığ'daki siyasi ve bürokratik yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini sürdüren Gül, yöneticilerin eleştiriye tahammül göstermesi gerektiğini söyledi.

Sürekli övgüyle karşılaşan yöneticilerin sahadaki sorunlardan uzaklaşabileceğine dikkat çeken Gül, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz istiyoruz ki etrafımızda hep şakşakçılar olsun. Herkes padişahım çok yaşa desin. Bir insan sadece övülüyorsa orada sıkıntı var.”

Gül, insanların korkutularak veya sindirilmeye çalışılarak başarılı bir yönetim anlayışı ortaya konulamayacağını savundu.

“İnsanları korkutarak, sindirmeye çalışarak algı yaratmak fayda sağlamaz. Ben senin mahalleye hizmet götürmem anlayışıyla başarı sağlanmaz” dedi.

“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN İSMİ OLMASA KENDİ MAHALLELERİNE MUHTAR OLAMAZLAR!”

Açıklamalarında yalnızca belediye yönetimini değil, Elazığ'daki siyasi temsilcileri de eleştiren Ahmet Gül, özellikle bazı siyasetçilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi desteğine dayandığını öne sürdü.

Mahallelerin doğalgaz ve altyapı sorunlarının çözümü konusunda milletvekillerinin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirten Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sahadaki sorunların yeterince aktarılmadığını savundu.

Gül, “Taban çok farklı, yukarısı çok farklı. Oraya giden haberler çok farklı herhalde” diyerek eleştirilerini sürdürdü.

Ardından siyasi açıdan dikkat çekici şu ifadeyi kullandı:

“Vallahi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ismi olmasa kendi mahallelerine muhtar olamazlar.”

“YAĞMUR YAĞDIĞINDA VATANDAŞ EVİNİ SU BASACAK DİYE TİTRİYOR!”

Gümüşkavak Mahallesi'nde altyapı sorunlarının vatandaşların günlük yaşamını tehdit ettiğini belirten Gül, yağışların ardından yaşanan endişeyi de anlattı.

Mahalle sakinlerinin yağmur yağdığında evlerini su basacağı korkusuyla kendisine başvurduğunu ifade eden Gül, “Yağmur yağdı, üç dört vatandaş geldi, titriyor. Yine evlerini su basacak. Biz bunları ilgili yerlere söylüyoruz. Ama biz icra makamı değiliz” dedi.

Muhtarların vatandaş ile kamu kurumları arasında köprü görevi gördüğünü hatırlatan Gül, sorunları dile getirmekten vazgeçmeyeceğini vurguladı.

“SUSMAYI DA DENEDİM, AMA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ!”

Bir dönem eleştirilerini durdurduğunu ve kurumların sorunları çözmesini beklediğini belirten Gül, bu yaklaşımın da sonuç vermediğini söyledi.

Gül, “Uzun bir süre sessiz kaldım. Yazmadım, çizmedim, konuşmadım. Ama o da kâr etmedi” ifadelerini kullanarak bundan sonra mahallelerin sorunlarını daha güçlü biçimde gündeme taşıyacağının mesajını verdi.

Gümüşkavak dışında birçok mahallede benzer sıkıntılar yaşandığını belirten Gül, vatandaşların sessiz kalan muhtarlara da tepki gösterdiğini söyledi.

AHMET GÜL'DEN SİYASETE GİRİŞ SİNYALİ!

Programın son bölümünde siyasi geleceğine ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulunan Ahmet Gül, önümüzdeki dönemde farklı bir siyasi mecrada yer alabileceğinin sinyalini verdi.

Gül, “Önümüzdeki dönemde farklı bir mecra düşünüyorum. Biraz aykırıyım ama bir şeyleri kamuoyuna göstermek için o mecraya gireceğim. İlla beni bir yerlere getirsinler düşüncesinde değilim” dedi.

Bu açıklama, belediye yönetimine yönelik sert eleştirileriyle dikkat çeken Gül'ün ilerleyen süreçte aktif siyasette farklı bir rol üstlenebileceği yönünde yorumlanabilecek bir çıkış oldu.

“KİMSE ELAZIĞ'IN SAHİBİ DEĞİL, KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİL!”

Elazığ'daki siyasilere yönelik en sert mesajını programın sonunda veren Ahmet Gül, seçilmiş yöneticilerin makamlarının geçici olduğunu hatırlattı.

Siyasetçilerin yalnızca hizmet götürülen mahalleleri ziyaret ederek başarılarını anlatmak yerine, hizmet alamayan bölgelerde vatandaşların karşısına çıkmaları gerektiğini belirten Gül, şu ifadeleri kullandı:

“Biraz da hizmet gitmeyen bölgelere gidip o insanlarla konuşmak lazım. Varsın orada sizi eleştirsinler. Sıkıntılarını söylesinler.”

Gül, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:

“Kimse Elazığ'ın sahibi değil. Kimse de vazgeçilmez değil şehirde. Niceleri öyle söyledi, bugün sokaklarda gezemiyorlar. Önemli olan makamda değil, makam gittikten sonra da göğsünü gere gere bu şehirde gezebilmektir.”

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!