Keleş Bina Üzerinden Işıkver’in İtibarına Mı Kast Etti?
Kanal 23 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Metin Erol’un hazırlayıp sunduğu Ajanda Programı’na katılan MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver yapmış oldukları Sağlık İl Müdürlüğü binası sağlam olmasına karşın AKP Elazığ Milletvekili Erol Keleş’in sağlam binayı hasarlı göstererek çamur at izi kalsın politikası yürüttüğünü kaydetti.
MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver AKP Elazığ Milletvekili Erol Keleş’in Elazığ sağlık il Müdürlüğü binası ile ilgili yaptığı açıklamaların talihsizlik olduğunu vurgulayarak Keleş’in art niyetli bir yaklaşımla hareket ettiğini vurguladı. Keleş’in herşeyi biliyorum söylemlerine de değinen Işıkver Keleş’in ya hiç bir şey bilmediğini yada bile bile kendilerine iftira ettiğini kaydetti. Işıkver’in açıklamaları sonrasında Elazığ kamuoyunda akıllara gelen tek soru AKP Elazığ Milletvekili erol Keleş MHP Milletvekili Semih Işıkver’in itibarına mı kast etti? Sorusu oldu.
“Rencide Olmaması Adına Da Cevap Vermediğim Bir Erol Keleş Gerçeği Var”
Elazığ Sağlık İl Müdürlüğü Hizmet Binası ile ilgili açıklamalarda bulunan MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver; “ Sağlık İl Müdürlüğü Binasını ben yaptım. Bu binanın sanki yüklenici hatasından kaynaklanan bir kusuru varmış da bu sebeple boşaltılmış gibi bir talihsizlik var. Tıpkı arsa satışındaki talihsizlik gibi değerlendirdim. Rencide olmaması adına da cevap vermediğim bir Erol Keleş gerçeği var. Şehirde Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili söylüyor bunu. Şehirde kimin konuştuğunun önemi yok. Şehirde Adalet ve Kalkınma Partili, bizim ittifakla birlikte siyaset yaptığımız, her gün yüz yüze baktığımız, 30 senelik dostluğumuz olan ve kırılmaması adına yanlışlarını bile görmezden geldiğim Sayın Erol Keleş Milletvekili, değerli dostum söylüyor. Diyor ki bu bina hasarlıdır. bir program yapıyorlar. Programı izleme fırsatım da oldu, arkadaşlarımı da uyardılar; ‘açın izleyin’ dediler. Hani zor durumdalar, ben de konuyla ilgili ne yapabilirim diye düşünürken bu askeri hastane konusu gündeme geldi. Konu askeri hastaneye geldi Diyor ki; ‘sağlık il müdürlüğünü biz oraya taşıdık.’ Şehirdeki hizmetlerden bahsederken sağlık il müdürlüğünün oraya taşınma sebebini soruyorlar. Soruyorlar, ‘burası hasarlı mıdır?’ diyor. Erol Bey de diyor ki, ‘Evet, hasarlıdır ve bunu ben demiyorum, devlet böyle olduğunu söylüyor’ dedi.
Şimdi ben daha önce bu konular uzamasın diye konuşmadım. Ama sonuçları itibarıyla bu konunun kronolojik sırasını anlatırım. Özellikle İstanbul depremine gelirsek; son İstanbul depremi 6.2 büyüklüğünde Silivri açıklarında 23 Nisan 2025 tarihinde oluyor diye hatırlıyorum. Devletimiz bunun öncesinde bir karar alıyor. 2007’de bir deprem yönetmeliği çıkarılıyor. Buna göre binalar yapılıyor. Daha sonra 2018’de olası deprem etkilerine karşı yeni bir deprem yönetmeliği daha çıkarılıyor. Bu yeni yönetmeliğin anlamı şudur: Örneğin metrekarede 35–40 kilo demir kullanılan bir sistem varken, artık bu 80 kiloya çıkıyor. Beton sınıfı C20–25 iken C35–40, hatta C50’ye kadar yükseliyor. Dolayısıyla 2018 deprem yönetmeliğine göre, 2018’den önce yapılmış tüm kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların performans analizinin yapılması gerektiği kanaatine varılıyor. Bu da devletimizin çok doğru, çok yerinde bir uygulamasıdır. Sonuçta bu bir önlemdir.” dedi.
“İl Sağlık Müdürü İle Birlikte Yaptıkları Görüşmede Bakanlığı, Binanın Boşaltılması Konusunda İkna Ediyorlar “
Açıklamalarını sürdüren Işıkver süreç ile ilgili şu bilgilere yer verdi; “Akabinde Erzincan Üniversitesi ile bir anlaşma yapılıyor 2024’ün sonunda. Diyorlar ki gelin bir performans analizi yapın. Yapılan çalışmalar doğrultusunda etüt çalışmaları sonucunda zemin taşıma gücünün mevcut bina için yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan çalışmalar doğrultusunda binanın istenilen sismik performans seviyesi hedefine ulaşmadığı da tespit edilmiştir. Bu, Hakan Yalçın adında bir profesör, doktor hocamız, Yapı Mekaniği Anabilim Dalı Başkanı. “Yukarıda belirtilen bilgiler ve yapılan güçlendirme projeleri kapsamında Elazığ İl Sağlık İl Müdürlüğü binasının her ne kadar güçlendirmeye çalışılsa da mevcut binanın güçlendirmeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu bina tarafımızca riskli yapı olarak değerlendirilmektedir.” diye bir rapor hazırlanıyor. O kenarda dursun. Akabinde 23 Nisan döneminde, bu depremin olduğu gün Elazığ İl Sağlık Müdürü ile birlikte Sağlık Bakanlığı’nı ziyaret ediyorlar. 3–4 aydır süren bir performans analizi var. Ancak herhangi bir somut adım atılmamış. 23 Nisan tarihinde bu depremi de referans göstererek programda şöyle deniyor; ‘ Bakanlık tarafından üst yazı gönderildi ve bu binayı boşaltın denildi.’ İl Sağlık Müdürü ile birlikte yaptıkları görüşmede bakanlığı, binanın boşaltılması konusunda ikna ediyorlar. Ben de o gün, aynı gün, Erol Keleş ile görüşmüyordum, tırnak içinde söylüyorum benim konuşmadığım bir dönemde, ben İl Sağlık Müdürümüzü aradım. Dedim ki yaptığınız yanlıştır. Biz yaptığımız bütün binaları takip etmişiz. Yıllarca bu işi yaptık. Şöyle bir bilgi vereyim: Metin Bey, ben şu anda 11 deprem şehrinde yaklaşık 100’e yakın spesifik özellikleri olan bina yapmış birisiyim. Geçmişte ticari faaliyetim devam ediyor. Süreçte yaklaşık 20 bin konut yapmışım, 50’ye yakın hastane yapmışım, 20’ye yakın köprü yapmışım. Deprem bölgelerinde. Bir tanesinde bile bir çizik olmamış. Hatay Yayladağ, Hatay Samandağ, Hatay Antakya Devlet Hastanesi, Adıyaman Gölbaşı… Hepsi deprem bölgesinde. Bütün binalarım depremde kriz merkezi olarak kullanılmıştır. Devletin bütün kademeleri bize özel teşekkür etmiştir. Bugün Hatay’da tanıklarımız var, sorabilirsiniz.”
“İyi Niyetli Bulmadıklarını Söylediler Hocamızı…”
Işıkver açıklamalarının devamında ise; “Yani ısrarla sayın milletvekilimiz raporunda şunu ifade etmeye çalıştı. O yüzden artık rahatsız oldum. ‘Burada hasar var’ diyor. Şimdi ben 20 sene bu ticareti yapmışım. Gerçekten kısıtlı imkânlarla, dezavantajlı bir kesimde yetişmeme rağmen Allah da nasip etmiş, bize bir imkân sağlamış. Biz de Allah rızasının dışında bir iş yapmamışız. Herkesin kendine ait günahları vardır ama bizim topluma zarar verecek bir iş yapmadığımızı düşünmüyorum. 100 tane binanın yapıldığı bir yerde, bir şirkete dair tek bir şikâyet yokken bir anda kendi şehrimiz Elazığ’da tam tamlar çalmaya başladı. Bunu da Cengiz Gülaç televizyonunda… Bakın hocama da gerçekten kırıcı bir şey söylemek istemiyorum ama üç gün önce televizyonda, Paki Bey’le program yapmışlar, onu da dinledim, izledim. Orada çok methetmiş kendisini Paki Bey… Dedi ki mücadelenizi samimi buluyorum. Ama programı yeniden izledikten sonra Erol Hocam için dilim varmıyor ama ;‘erkek gibi konuş, ya karnından konuşma’ şeklinde iyi niyetli bulmadıklarını söylediler hocamızı..
Neyse, akabinde bunu uzatmayalım. Ben hoca hasar konusunu söyleyince biz o döneme geri döneriz. Ben o gün tuttum, Vali Bey’i aradım, Sağlık Müdürünü aradık. Bayağı da sert bir konuşma geçti aramızda. Dedim ki yani burada bu yanlıştır. Yani bu yaptığınız uygulama, sağlam binadan, 2018 performans analizinden bahsediyoruz. Bakın binada sadece sıva, boya çatlağı var, başka hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok. Şimdi matematik yalan söylemez. Yarın hep beraber toplanalım, gidelim; siyasetçisi, bürokratı hep beraber gidelim.” dedi
“Senin Her Şeyden Haberin Varsa Sen Bana İftira Atıyorsun. Yahut Hiçbir Şeyden Haberin Yok Konuşuyorsun”
Işıkver; “Şimdi ben bu konuda sonuç itibarıyla söylüyorum, bu teknik bir durumdur. Nasıl ki ben kulak-burun-boğaz hakkında konuşamıyorsam, Erol Bey de bu kadar net konuşmamalı. Bir insan her şeyi bilemez. Programda diyor ki “benim her şeyden haberim var” diyor hocamız. Yani senin her şeyden haberin varsa… Sen bana iftira atıyorsun. Yahut hiçbir şeyden haberin yok konuşuyorsun. Ben vali beyi aradım vali beye ben ticareti bıraktım ama bu binada hasar varsa bu binayı yıkıp yeniden yapacağım dedim ki onlar Erzincan’dan bu kararı aldırmışlar. Güçlendirmede kurtarmıyor rapora göre… Eğer bu bina bizden dolayı zarar görmüşse bu binayı cebimizden yaptıracağız. Gerekirse ben gideceğim dileneceğim yaptıracağım ki Yılmaz beyin olduğu yerde bunlar yapılabilecek bir şeydir. Şuanda Elazığ’a iki tane okul yapıyorlar. Devlet bize rücu etmeden bu binayı yapacağız dedim. Vali beye siz de şahit olun ben bu binayı yeniden yapacağım dedim. Ama bu uygulama doğru değil. Yarın bu uygulama nedeniyle zarara görürsünüz. Niye çünkü siz burada bir simülasyonla bu binanın 8-9 şiddetindeki bir depreme dayanamayacak gibi gösterirseniz devletin öncelikleri birbirine girer. ”dedi.
“Ama Sen Subminimal Mesaj Veriyorsun. Çamur At İzi Kalsın. Siyaset Ayrı, Ekmek Haysiyet Ayrı…”
Işıkver; “Bu bina ile ilgili değerlendirme yaparken beni çağırmadılar. Kendi aralarında konuştular, kendi aralarında anlaştılar. Binayı boşaltmak için bakan beye gittiler. Bu çalışmaları benden gizli yürüttüler. Bunu iyi niyetli bulmuyorum. Hoca devam ediyor hasar var diyor. Burada hasar varsa sen devletsen benim niye peşime düşmüyorsun? Burada hasar varsa sen niye karnından konuşuyorsun? Sen niye vesile olmuyorsun bu devlet gelsin benden hesap sorsun? Ama sen subminimal mesaj veriyorsun. Çamur at izi kalsın. Siyaset ayrı, ekmek haysiyet ayrı. Bu benim Erol Keleş bir yerden rüşvet aldı demem gibi bir şeydir. Döne döne sen burası hasarlı diyorsun. Ben de diyorum ki burası hasarlıysa 300- 400 milyon neyse verip yapacağım. Sen çıkıp milletten huzurunda benden özür dileyecek misin? İnsanlar makama oturduktan sonra değişiyor. Hocayı tanıyamıyorum. Basın önünde konuştuğu için basın önünde cevap vermek zorundayım. Şimdi insanlar Semih Işıkver bu binayı çürük yaptı da devlet yıkamıyor mu? Ya bu millet acizmidir? Sen nasıl böyle birşeyi söylersin? Her çıktığın yerde gaf üstüne gaf yapıyorsun. Hocam sen kibar kibar bize iftira atıyorsun. Bizim haysiyetimizle oynuyorsun. Ahlak bunun neresinde? Fazilet bunun neresinde? Bu şehirde senin mücadele edeceğim sadece biz mi varız? “ dedi
“Ben Sana Daha Muhalefet Yapmadım. Ben Sana Muhalefet Yaparsam Görürsün.”
Keleş’in ekmek ve haysiyetlerini konuştuğunu kaydeden Işıkver; “Sen bizim ekmeğimizi konuşuyorsun. Haysiyetimizi konuşuyorsun. Bilmem neyimizi konuşuyorsun. Niye bu kadar rahat konuşuyorsun. Ben de seni rencide edeyim mi şimdi! Ben sana daha muhalefet yapmadım. Ben sana muhalefet yaparsam görürsün. Sen iyice kantarın topuzunu kaçırdın. Ya bina hasarlıysa ben yeniden yapacağım sen istifa edecek misin? Sen milletin huzurunda özür dileyecek misin? Bir laf diyorlar Mısır’da eşek merdivene çıkıyormuş. Aha eşek aha merdiven… Burada da çıksın. Aha metre aha bina aha hasar aha ben aha Erol keleş hadi bakalım. Tevazunun arkasına gizlenmiş kibir zulümdür. Bulunduğunuz makamdan güç alırsanız değişirsiniz. Değişirseniz dağılırsınız. Bugüne kadar bu işi takip eden bu raporu tanzim ettiren bundan sonrasını geliştiren Erol Keleştir. Benim binam sağlam… Oturuyorsunuz her şeyi ben yaptım her şeyden haberim var. Her şeyi biliyorum… Hiçbir şeyden haberin olmadığı ortada… “dedi.



Benzer Haberler
Elazığ Isınıyor
Başkan Alan Dost Meclisi’ne Konuk Oldu
Vatandaşların Tebessüm Etmemesi Keleş’e Yönelik Memnuniyetsizliğin Resmi Mi?
Fotoğraf Uğruna Emeği Ezdiler
Başkanlardan Seçilmiş Genel Başkan Özel'e Destek Kılıçdaroğlu'na Kongre Yap Açıklaması
Saadet Bayram Alışverişinin Kalbini Ziyaret Etti
“Bayramlar, Birliğimizi Pekiştiren Müstesna Günlerdir”
Saadet’ten Abdullahpaşa Çıkartması