Telefon
WhatsApp
“Mobilyacılar Sitesi Arazisine Çöktüler”
300 X 250 Reklam Alanı

Elazığ Mobilyacılar Derneği Başkanı Muhammet Fethi Dilek mobilyacılar sitesi yapılması için belli şartlar dahilinde kurdukları kooperatife verilen tapusu Elazığ Belediyesi’nde olan Milli Emlak Müdürlüğü’ne ait 80 bin 400 metrekare araziye çöküldüğünü ifade etti. Araziye çöken isimlerin akıl hocalığının Elazığ’ın ünlü bir avukat tarafından yapıldığını ifade eden Dilek çökme kurgusunun ise bir gazeteci tarafından yapıldığını dile getirdi. Arazinin Elazığ’ın en kıymetli arazisi olduğunu ifade eden Dilek arazinin proje amacının dışında kullanacaklarını dile getirdiği  haramzadeler olarak nitelendirdiği isimlerin arasına son olarak AKP Elazığ eski İl Başkanlarından birinin de katıldığını belirtti. Elazığ Mobilyacılar Derneği Başkanı Muhammet Fethi Dilek haramzadeler olarak nitelendirdiği grubun tapusu dahi alınmamış arazi üzerinde prefabrik olarak 13 dükkan yaparak satmaya çalıştıklarını ifade etti. Yapılan dükkanların tapusunun olmayacağını vurgulayan Dilek bu dükkanları alacak olanların da mağdur olacağını dile getirdi.  Dilek tüyü bitmemiş yetimin hakkının bulunduğu arazinin haramzadeler olarak nitelendirdiği gruba yedirilmemesi için geri alınması gerektiğini belirtti.   

  “Bızmişen TOKİ Konutları’nın Üstünde Bulunan 80 Bin 400 Metrekarelik Arsa Elazığ’ın En Değerli Arazisi”

 Elazığ Mobilyacılar Dernek Başkanı Muhammet Fethi Dilek çöküldüğünü iddia ettiği arazi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada süreci şu şekilde açıkladı; “ Şimdi size arz edeceğim süreç  5- 6 yılı bulan bir süreçtir. Biz bu arsayı sürekli dile getirmiştik. Bu arsayı  Bakanımız Murat Kurum’un desteği ile aldık.  Bu arsa toplamda 80 bin 400 metre karelik bir arsadır.  Konumu ve yeri ile Elazığ’ın en değerli arsasıdır. Arsa Bızmişen TOKİ Konutları’nın hemen üstünde yer almaktadır.  Bu arazi tam anlamı ile bir dağdı. Biz burayı yaptığımız çalışmalar ile bir futbol sahasına çevirdik. Artezyene varıncaya kadar vurduk. Ancak o dönemde;  önce deprem, ardından gelişen pandemi süreci nedeniyle inşaat sürecine başlayamadık.  Mehmet Kaçır Bakanın Elazığ’a geldiği süreçte bakana durumu izah ettik kendileri de genel müdürüne talimat verdi.  ‘Buraya bir destek verelim. Burayı yapalım ‘ dedi. Bizi Ankara’ya davet ettiler. Bizler de fizibilite raporlarımızı hazırladık. Projelerimiz zaten hazırdı.  Orada genel müdürümüz bize çok yardımcı oldular.  Bu iş 3 yıl ödemesiz 10 yıl ödemeli olacaktı.  Bu ödemelerde yıllık  %3 faizli olacaktı.  İşte bu noktadaki tek şart tapunun kooperatif uhdesinde olmasıydı. Yerin tapusu şu anda Elazığ Belediyesi’nde  Biz etüt proje müdürü Onur Bey ile Ankara’ya gittik.  Başkan Bey konuya vakıftı.  Ancak biz yerin tapusunu alamadık.”

“Toplamda 76 Dükkan İnşa Edilecekti”

Dilek kooperatifin kurulumu sonrasında yaşananları ise şu şekilde dile getirdi; “Kooperatif kurmamızdaki amaçta şuydu; bildiğiniz üzere dernekler ticaret yapamıyor. Biz de kooperatif kurduk. 21 mobilyacıdan oluşan kooperatifimizi kurduk.  Bizim kooperatifimize tahsis edilen arazinin amacı dışında kullanılamayacağına ilişkin madde bulunuyor. Kurulacak olan mobilyacılar sitesinde sadece mobilyacıların olması gerekiyor.  Zaten derneğimizin 110 üyesi bulunuyordu. Alanda da toplamda 76 tane dükkan çıkıyordu.  Her dükkanı  bin 500 metre olacak şekilde projelendirmiştik  İnegöl’de bulunan Mobilyumun bir küçük modelini inşa edecektik.  Bütün ihtiyaçlara cevap verecek hatta güneş enerji santraline kadar olacak bir projeydi.  Ancak tapuyu alamadığımız için bakanlık bizim önümüzü açamadı.   Ben belediye başkanına EBUAŞ’ı da ortak etmek istediğimizi ifade ettim.  Arsanın üzerine sanki Allah söyletmiş gibi… Bizim olmadığımız bir yönetimin farklı bir şeyler yapabileceğini ifade ettik.  Başkan Şahin Bey’de bize teşekkür etti.  Ancak bütün bunlar sadece sözde kaldı.”

 

“Bu Üç İsim  Karar Defterini Çalıyorlar. 30 Küsur Yeni Üye Yapıyorlar”

 Dilek açıklamasının devamında ise şu ifadelere yer verdi; “Bizim paraya ihtiyacımız olduğu bir  dönemde  bize meğerse planlı bir şekilde geldiklerini sonradan öğrendiğimiz şahıslar ulaştı.  Keban Su Ürünleri’nin Sahibi İbrahim Kavaklı, bize gelip on kişilik bir grup olduklarını ifade ederek yatırım yaptıklarını kaydetti.  10 tane dükkana peşin para ödeyerek bu dükkanlara sahip olmak istediklerini dile getirdiler. Bizim paraya ihtiyacımız olduğunu ve bunu piyasadan duyduklarını kaydettiler. Bu satışa ben tek başıma karar veremeyeceğimi söyledim.  Yönetim kuruluna bu talebi sunduk.  O gün ki değerler ile dükkan başına 6 milyon lira bir fiyat belirledik. On tane dükkandan alacağımız para ile 76 dükkanın hepsinin kaba inşaatını bitirebiliyorduk.  Bu 10 kişinin talebi kabul edilirken kendilerinin belirlediği iki kişiyi de yönetim kuruluna aldık.  Bunların belirlediği Ömer Faruk Ekşi ve Erkan Taşkın kooperatif yönetimine girdi. Ömer Faruk Ekşi elektrik taahhüdü işi yapıyor. Erkan Taşkın ise mobilyacılık işi yapıyor. Ancak kendisi göstermelik mobilyacılık yapıyor.  Bu süreçte bizim tek amacımız 10 dükkanın parasını alıp inşaatları tamamlamaktı.

 Yapılan genel kurul sonrasında bu iki isim ile birlikte Sümeyye Bayram da yönetim kurulu üyesi oldu.  10 dükkanın parasını bekledik ancak vaat edilen 10 dükkanın parası gelmedi.  Üyelik aidatlarını bile ödemediler.  Bu süreçte biz bu işin bizi kandırmaya yönelik bir girişim olduğunu anladık.  Bedavadan dükkan sahibi olmak için bizi kandırmışlar.  Bunlara ya istifa edin ya da biz genel kurul yapacağız dedik. O dönemde eşimin rahatsızlığı dolayısıyla Ankara’ya gitmek zorunda kaldım. Bu süreçte bu üç isim karar defterini çalıyorlar. 30 küsur yeni üye yapıyorlar.  Bu üyelerde yanlarında çalışan sigortalı işçiler, eş, kardeş, oğul ve kuzenlerden oluşuyor. Bunu resmi olarak kanıtlamış bulunuyoruz.  Aynı soy isimden 11 yeni üye bulunuyor. Üyeleri aynı gün üye yapmışlar. Eş, dost ve akrabalarını üye yaparak çoğunluğu sağladıktan hemen sonra genel kurul yaparak yönetimi ele geçiriyorlar. Düşünebiliyor musunuz;  avukat İbrahim Gök bile şuanda mobilyacılar sitesi kooperatifine üye olmuş durumda… Mobilya sektörü ile hiçbir alakası olmayanlar bile bu kooperatife üye olmuş durumdalar  Genel kurul yapılacağını yetkili kurum müdürlüğünden öğrendik. Ankara’dan döner dönmez bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulundum. “ dedi

“Resmen Belediye Eli İle Arsaya Çökenlerin Ekmeklerine Yağ Sürdüler” 

Yaşananların ardından Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’na yapılanlar ile ilgili bilgi verdiğini kaydeden Dilek; “Bu yaşananlar sonrasında Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’na gittim.  Durumu anlattım. Arazi Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün ancak tapusu Elazığ Belediyesi’nde bulunuyor.  Bu arazi ile ilgili Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün arazinin sadece mobilyacılar sitesi olarak kullanılacağına yönelik şerhi bulunuyor. Bölge planlarına küçük sanayi işletme alanı olarak da işlenmiştir.  Şahin bey bana bu araziyi bunlara yedirmeyeceği yönünde söz verdi.  Çok zor durumda kalırsa arazinin hazineye devir edileceğini söyledi.  Ben bu haramzadelerin alicengiz oyunu ile bu araziye konduklarını ifade ettim. 

Benim bunları ifade ederek yaptığım görüşmemin üstünden geçen 10 gün sonra belediye başkan yardımcısı Sabahattin Uçar imzası ile ilgili bakanlıktan süre uzatım yazısı istendi. Bir yıl süre uzatımı aldılar.  Resmen belediye eli ile arsaya çökenlerin ekmeklerine yağ sürdüler.  Elazığ Belediye Başkanı Şerifoğulları ile bu karar sonrasında yaptığımız görüşmede bu şahısların amacının bu arsadan nemalanmak olduğunu ifade ettim. Bu arsa 800 milyon lira değerinde bir arsa… Bakın açıkça söylüyorum; yiyecekler bunu…  dedim. Şerifoğulları; buna müsaade etmeyeceğini söyledi.  Yuvarlak bir geçiş yaptı. Ben bu tavır karşısında üzüldüm. Ancak bu işin peşini bırakmadım.  Bu durumu başta Elazığ Valisi olmak üzere bütün kurumlara belgeleri ile götürdüm. Anlattım ifade ettim.  Benim bu projede 8,5 milyon lira alacağım var. Ben alacağımın peşine düşen biri olsam;  paramı her türlü alırdım.  Ama benim derdim alacağım değil,  derdim; üyelerimin mağdur olması, umutlarının kırılması ve şehrin çok önemli bir ticari merkezinin uçmasıdır. Ben alacağımdan vaz geçiyorum. Yeter ki devletimiz bu haramzadelere tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan arsayı yedirmesin. Nasıl bize verdiyse o şekilde geri alsın.” dedi

“ Bütün Kurguyu Bu Arkadaşlar Yapıyor.”

Açıklamalarını sürdüren Dilek; “Benim baskılarım ve doğruları anlatmam sonrasında bu şahıslar bir göz boyama işine girdiler. Benim üyeliğim devam etmesine rağmen beni hiçbir toplantıya dahil etmiyorlar. Avukat İbrahim Gök aracılığı ile üyelerin gözünü korkuttular. Bu işi asıl yöneten Elazığ’ın çok iyi tanıdığı bir avukat ile   Bir de gazeteci  var bütün kurguyu bu arkadaşlar yapıyor.  Arkadaşlarımıza; ‘ya para verirsiniz ya da icra yaparız’ demişler bir karar almışlar şu kadar para vermeniz lazım demişler.  Bu tamamen avukat zekası ile yapılan bir işlemdir.  İnsanları korkuttular. Şu anda Elazığ özelinde kime bu dakika içinde 3 milyon getir deseniz bu parayı getirecek insanı bulmanız imkansızdır.  İzledikleri bu yol sonrasında arkadaşların çoğu kooperatiften istifa etti. Birkaç kişinin de parasını vererek çıkarttılar. Beni yalnızlaştırıp işi tamamen kendi uhdelerine geçirmek için bunu yaptılar. Bunların amaçları şehre değil kendi ceplerine katkı sağlamaktır. “

“Bunlar Devlet Mallarına Çökmede Çok Mahirler”

 Dilek,  Tapusu olmayan alanda projeye aykırı bir şekilde 13 tane dükkan inşa edileceğini ve bu dükkanlardan gelecek paraların bu grubun ceplerine akacağını dile getirdi.  Dilek; “Bir genel kurul kararı almışlar ki yine bunu da gizli kapaklı almışlar. Orada aldıkları karara göre 13 tane dükkan yapılacak  bu 13 dükkanı satıp elde edecekleri kar ile bir 13 tane daha yapma kararı almışlar.  Yine aldıkları karara göre bu 13 dükkanı istedikleri kişiye istedikleri fiyata satacaklarını açıklamışlar. Ancak bu durum proje ile çelişmektedir.  Çünkü projeye göre 76 dükkanın birden yapılması gerekiyor.  Burası bir ticaret merkezi değil.  Burası babamızın arsası da değil.   13 dükkanı yapıp para kazanacaklar. Parayı ceplerine atacaklar. Sonradan bir 13 tane dükkan daha yapıp onlardan da para kazanacaklar.  Arazinin en güzel noktasında istedikleri fiyata, yandaşlarına dükkan satacaklar.  Benim bu maddeden anladığım bu… Tek temennimiz mobilyacılar sitesinin gerçek anlamda yapılması ancak ben bu ışığı bunlarda göremiyorum. Bunlar devlet mallarına çökmede çok mahirler.  Şuanda başarılı da oldular. Biz betonarme ve kapsamlı bir proje sunarken bunlar prefabrik yapı inşa ediyorlar.  Ancak bu prefabrik yapıları nasıl satacaklar?  Çünkü buranın tapusu yok… Şuanda bu kişiler tapusu alınmamış bir yerde bina inşa edip satacaklarını ifade ediyorlar.  Bunu da sanki kendi mallarıymış gibi de pazarlıyorlar.  Bu prefabrik yapıları alanlar da mağdur olacak. Projemizde Milli Emlak Genel Müdürlüğü amacı dışında bir şey yapıldığında araziye el koyacağını ifade ediyor.  Hakkı da budur. Devlet bize o arsayı bedel almadan vermiş ama bizden  projenin aslına uygun  yapılar inşa etmemizi istemiş istihdam oluşmasını şart koşmuştur ”dedi

“Eski AK Parti Elazığ İl Başkanı Da Bu İşe Üye Olmuş”

 Açıklamalarının devamında Dilek bu gruba AKP Elazığ eski il başkanlarından birinin  de dahil olduğunu dile getirerek; “ Biz bu projenin bölgeye hizmet etmesini düşünürken bu şahıslar sadece kendi ceplerini düşündüğü bir alan haline getirdiler. Üzüldüğüm nokta maalesef  bu işte başarılı oldular.  Eski AK Parti Elazığ İl Başkanlarından bir  bu işe üye olmuş geçen gün ben kendisine yaşanılan süreci anlattım.  Kendisine aynı partide görev yaptığımızı hatırlattım.  Kendisinden beni aramasını beklediğimi ifade ettim.  Kendisi bana; ‘üye olmak istemediğini ancak Şaştımlar Bims Sahibi’nin kendisini üye olmaya götürdüğünü’ dile getirdi. Kendisine durumu en ince ayrıntısı ile anlattım.  Kendisine parasının boşa gittiğini ifade ettim. Yaşanılanları Cumhurbaşkanı’na varıncaya kadar anlatacağım. Randevu vermeseler bile yetkililer ile  karşılaştığımda dahi süreç ile ilgili bilgi vereceğim.  Çünkü devletimiz bana; bu arsayı projemize bakarak verdi.  Ben yaşanılan bu süreç sonrasında kendimi devletin güvenini boşa çıkartmış gibi his ediyorum.” ifadelerini kullandı. 

“Bunların Önünün Siyasi Olarak  o eski AK Parti İl Başkanı Tarafından Açıldığını Düşünüyorum”

Dilek açıklamasının son bölümünde şu ifadelere yer verdi; “Vicdanen rahatsızım. Tapusu olmayan yerleri satmışlar,  gerçekten tam bir akıl tutulması yaşamışlar. Satılan bu 13 dükkanı büyük bir ihtimalle üyelere satmışlardır, diye düşünüyorum. Çünkü bu dükkanlar arazinin en güzel yerinde bulunuyor. Bu 13 dükkanı alanlar belli… Ben bu durumu yeni üye olan AK Parti eski il başkanına da ifade ederek bu araziyi kendilerine yedirmeyeceğimi söyledim.  AK Parti eski il başkanı siyasi çevresi olan bir arkadaşımızdır. Onun burada dükkan alması sonrasında bunların önünün siyasi olarak  tarafından açıldığını düşünüyorum. Yaşanılanları milletvekillerine iletiyorum vekiller sus pus … Vekillere burada usulsüzlük ve yolsuzluk olduğunu devletin malının gittiğini söylememe rağmen bana Şahin Başkan ile görüş bakalım diyorlar. Hiç birinden ses soluk yok… Bu devletin malını üç beş kişi yemesin istiyorum.

Vekiller bu durumu önemsemediler ve önemsemiyorlar. Vali bey götürdüğüm dosyanın kapağını usulen de olsa kaldırıp bakmadı bile… Siyasi iktidar ve bürokrasi bu yaşananlara göz yumuyor. Biz mücadelemizi ne olursa olsun sürdüreceğiz. Tek amacım devletin tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan bu arazinin haramzadelere kalmamasıdır.”                 

 

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!