Şehri Susuzluğa Mahkum Eden DSİ Pancarı da Kuruttu
Dönemin AKP’li isimleri ile birlikte 40 yıl yetecek diyerek inşa ettiği barajın kuruması sonrasında şehri susuzluğa mahkum eden ve halkın milyonlarca lirasını çöp haline getiren DSİ’nin vermediği su ile de küçük üreticilerin pancarlarını da kuruttuğu ortaya çıktı.
Elazığ’ı susuzluğa mahkum eden barajı yapan DSİ Kuzova Sulama alanındaki Pirinççi köyüne vermesi gereken suyu vermediği için küçük üreticilerin şeker pancarını da kuruttu. AKP Elazığ Milletvekili Erol Keleş’in kardeşinin müdür yardımcısı olarak görev yaptığı DSİ 9. Bölge Müdürlüğü toplumun tamamının tepkisine neden olacak işlere imza atmaya devam ediyor. 4O Yıl yetecek diyerek inşa ettikleri baraj kuruduğu için şehrin susuz kalmasına neden olan DSİ Kuzova Sulama alanında bulunmasına karşın patlat boruları gerekçe gösterek Pirinççi Köyü’ne su vermedi. Patlak boruları tamir edemeyen DSİ Pirinççi köyünde üretilen şeker pancarlarının kurumasına neden oldu. Bölge sakinleri büyük üreticilerin AKP Milletvekillerini arayarak kesintisiz su sağladığını kendilerine ise su verilmediğini kaydettiler. Ayrıca Pirinççi köyünün Alevi olmasından dolayı su ayrımcılığına tabi tutulduğunu da dile getirdiler.
“Bu Kaybın Bu Saatten Sonra Geri Dönüşü De Bulunmuyor”
Kuzova sulama alanı içerisinde olmalarına rağmen DSİ’nin patlak boruları gerekçe göstererek kendilerine su vermediğini dile getiren Mustafa Erdoğan, verilmeyen su nedeniyle pancarının kuruduğunu ifade etti. Erdoğan; “ Ürün kaybının tespiti için geçen hafta İl Tarım Müdürlüğü’ne müracaat ettik. Verim kaybı tespiti için müdürlük tarafından görevlendirilen personel kaybın %50 olduğunu raporlaştırdı. Ancak bu raporun üstünden geçen zaman içerisinde de sulayamadığımızı için şuandaki kaybımızın %100’e yaklaştığını düşünüyorum. Çünkü şeker pancarı açısından en kritik dönem Ağustos ayıdır. Şeker pancarı gelişimini Ağustos ayında gerçekleştirmektedir. Bu gelişimi tamamlarken de en çok ihtiyaç duyduğu şey sudur. Bu kaybın bu saatten sonra geri dönüşü de bulunmuyor. “dedi
“DSİ Su Vermediği İçin Ürünlerimiz Ziyan Oldu”
Açıklamalarını sürdüren Erdoğan; Pancarlarımız çok iyiydi. Biz Ağustos ayına kadar çok ciddi miktarda ürün alacağımızı bile düşünüyorduk. Ancak DSİ su vermediği için ürünlerimiz ziyan oldu. Ben DSİ’ye dilekçe ile başvurdum. Eminim ki benim bu beyanımı da ortadan kaldırmışlardır. Çünkü bu tarz bir uygulamayı yapabilecek bir yapıları olduğunu düşünüyorum. Geçen gün çiftçilerin yanına gelen DSİ görevlisi vermedikleri su nedeniyle emeği heba olmuş çiftçiler ile bir de dalga geçiyor. Hiç sıkılmadan ne olacak ki sizin de ürünleriniz de şeker oranı yükselir diyor. Allah aşkına tonajı olmayan ürünün şekeri yüksek olsa ne olur! Görevini yapmıyorlar bir de dalga geçiyorlar. Mevcut tabloda bize avans olarak ödenen ücreti çıkartabilirsek şükür eder hale geldik. “ ifadelerini kullandı.
“Bizim Bu Emeğimize Yazık Değil Mi?”
Kalp hastası olmasına ramen eşi ile birlikte çocuklarının eğitim masraflarını karşılayabilmek için şeker pancarı ektiklerini kaydeden Erdoğan; “Bakın biz mart ayından bu yana emek vermeye başladık. Biz tam on ay emek verip alacağımız parayı bekliyoruz. Pancarın bir de çok ciddi gideri var. Böylesine bir ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde biz ülke ekonomisine katkıda bulunmak için üretim yapmaya çalıştık Ben kalp hastası olduğum için eşim de benimle birlikte çalıştı. Üniversite okuyan çocuklarımın eğitim giderini karşılayabilmek için rahatsızlığımı bile önemsemeden eşim ile birlikte sabahtan akşama kadar her gün pancar ile ilgilendik. Ben traktör üstünde eşim ise yaya olarak üretim yapmak için çaba sarf ettik. Emek verdik. Buradan sizin aracılığınızla soruyorum; bizim bu emeğimize yazık değil mi? DSİ kendileri nedeniyle uğradığımız zararı da karşılamıyor. Bize imzalattıkları sözleşmede su vermedikleri takdirde zararı karşılamayacaklarına ilişkin madde varmış. Biz iyi niyetle ve okumadan bu sözleşmeyi imzalamıştık.” dedi
Bunlara Bu Küçük Arazilere Su Vermeyin Ekmesinler Buraları Da Mı Biz Ekelim Deniyor?
Bölgedeki büyük üreticilerin sulama suyunun AKP Elazığ Milletvekilleri vasıtası ile bir saat bile kesilmediğini kendilerine ise aynı kurumun su vermediğini ifade etti. Erdoğan; “Pirinççinin arazisine su vermediler. Ortalama olarak küçük üreticilere su vermediler. Bin -2 bin dönüm eken büyük üreticiler bir saat bile suları verilmezse anında AKP milletvekillerini arıyorlar. Sıkıysa vermesinler. Küfür yiyerek bu noktalara su veriyorlar. Bizden sonra 3 kere patlayan bir noktayı üç kere yaptılar. Bizim arazilerimize su vermemizi engelleyen bir patlağı yapmadılar. Kendilerine küfür eden ve AKP milletvekillerini aratanlara bir şey diyemiyorlar. Ancak bizim gibi küçük üreticileri eziyorlar. Biz ekmeyelim hep bu büyük üreticiler mi eksin istiyorlar? Bunlara bu küçük arazilere su vermeyin ekmesinler buraları da mı biz ekelim deniyor? Elazığ Valiliğine ilk gittiğimizde valilik görevlileri sorunumuzun çözümü noktasında esip gürlediler ancak geçtiğimiz gün ikinci kez gittiğimiz valilikten aynı tavrı göremedik. “ifadelerini kullandı
“DSİ Çiftçinin Su İhtiyacını Karşılayacak Boruyu Bağlamak İçin Kaynakçı Bulamamış”
Açıklamalarını sürdüren Erdoğan; “Geçtiğimiz gün patlağı tamire gelmişler sözde kaynakçı bulamamışlar diye yapmamışlar. Boruyu getiren DSİ bir tane kaynakçı bulamamış düşünebiliyor musunuz? Koskoca devlet kurumu DSİ çiftçinin su ihtiyacını karşılayacak boruyu bağlamak için kaynakçı bulamamış. Arkadaşlarımızdan kaynakçı bulmalarını istemişler. Arkadaşlarımız kendilerinden susuzluk nedeniyle pancarların geldiği halini görmelerini istemiş arkadaşlarımıza tamam tonajınız olmaz ama şeker oranınız yüksek olur diyerek kahkaha atmışlar. Bende onlara diyorum ki; Allah’tan dilerim ki sizin de şekeriniz yüksek olsun kilonuz az olsun. Yıllarca güneş altında kalan eski boruyu söküp bağladılar. Biz bu borunun su taşıyamayacağını söyledik ancak bizi dinlemediler. Bu paslı eski boruyu bağladıkları gibi patladı. Sizin haberiniz sonrasında aynı DSİ çelik boru getirdi. Madem ki bu boruyu getirebiliyordun. Niye zamanında getirmedin? Adamı olanı anlamadığı bir işin makamına getirirsen böyle olur işte… Siyasi konuşmuyorum. İşi bilen işi yönetmiyor maalesef… Bu ürünü yetiştirmek için iki yıllık emekli maaşımı sadece çabasına verdim. Bu emeklerimizin hepsi zay oldu. ”dedi.
“Aleviyiz Diye Su Vermezsen Bu İş Olmaz”
Ziraat Odası’nın kendilerine hiçbir şekilde destek vermediğini kaydeden Erdoğan Bölge genelinde Alevi oldukları için DSİ’nin kendilerine su vermediğinin de düşünüldüğünü dile getirdi. Erdoğan; “ Tüm Avrupa’da küçük üreticinin üretim yapması için destekler verilirken bizim ülkemizde küçük üretici resmen eziliyor. Biz ülkemizi sevdiğimiz için üretelim istiyoruz. Ziraat Odası’na bir başkan seçmişiz adam ilkokul mezunu bile değil bu adamın bize ne faydası olacak! Nerede bu ziraat odası diye feryat ediyoruz. Bakıyoruz kimse yok… Başkan da bizim köyümüzdeki yönetim kurulu üyesi de hiçbir zaman bize destek olmadı. İkisi de toprak ağası umurlarında değiliz. Bizim 8 dedemiz Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşmüş. Giden dedelerimizin hiç biri geri gelmemiş. Biz bu toprağı seviyoruz. Gerekirse yine can veririz. Ancak sen sırf Aleviyiz diye su vermezsen bu iş olmaz. Cumhurbaşkanı; ‘bir karış yeri dahi boş bırakmayın’ diyor. Biz de ektik. Üretim yapmak için uğraşırken karşılaştığımız durumda bu…” ifadelerini kullandı.



Benzer Haberler
Elazığ Isınıyor
Başkan Alan Dost Meclisi’ne Konuk Oldu
Vatandaşların Tebessüm Etmemesi Keleş’e Yönelik Memnuniyetsizliğin Resmi Mi?
Fotoğraf Uğruna Emeği Ezdiler
Başkanlardan Seçilmiş Genel Başkan Özel'e Destek Kılıçdaroğlu'na Kongre Yap Açıklaması
Saadet Bayram Alışverişinin Kalbini Ziyaret Etti
“Bayramlar, Birliğimizi Pekiştiren Müstesna Günlerdir”
Saadet’ten Abdullahpaşa Çıkartması